Bumerang - Yazarkafe
çay bahçesi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
çay bahçesi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25 Ağustos 2011 Perşembe

Yazdan koparabildiklerimiz

Geçen haftasonu (20-21 Ağustos) sonunda çok sevdiğim(!) yazlığıma gidebildim. 2 sene öncesine kadar benim için tek biricik tatil alternatifi olan yazlık + Altınoluk yerini çeşitli dünya devletlerine bıraktı =) Öncesinde sadece radyolarından erişebildiğim Yunanistan'a, haftaya ayak basabilecek olmanın haklı sevincini yaşıyorum amaaaaaa Altınoluk ve Akçay'da geçirdiğimiz bu güzel haftasonunu da tabi ki yadsımayalım, bir bakalım neler yaşamışız.

Çok sevgili arkadaşım Emine ile beraber yazlığa gitmenin planlarını yaparken en uygun tarih aralığının bu zaman olduğunu düşünmüştük, kankam Adnan'ın da o sıralarda Altınoluk'ta olması bu zamanlamanın ne kadar süper olduğunu kanıtladı adeta. Hatta ve hatta diğer iki dostum Eren ve Ahmet'in de bizimle beraber gelmeleri olayı mükemmelleştirdi. Cuma gecesi 23:30 Kamil Koç otobüsü ile yola çıktık. Otobüsteki son model teknolojik ekipmanları incelerken ne zamandır otobüse binmediğimi farketmiş oldum. "Erkek tavlama sanatı" adlı filmi yol boyunca izledim + yan koltuktaki Almanya gurbetçisi bayan ile Almanca- Türkçe karışık muhabbetlere girdim. Susurluk'ta mola verdiğimiz yer hepimizde bir hayal kırıklığı yarattı.. Nedeni ,tost ve ayran alabileceğimiz bir yerden ziyade daha çok restaurant vari bir özelliğe sahip olmasıydı. Dondurma ile idare ettik. Yollar geçti gitti veee sonunda Altınoluk Akçam =) Ordan da bizim yazlık. Vardığımızda cumartesiydi yani pazar vardı. O pazarcı köylülerin, doğal tavırlarını ve sevecenliklerini ne kadar çok özlediğimi farkettim ve de tabi sattıkları organik gıdaları =) Biraz bizim evde takıldıktan sonra Adnan'la buluşmak üzere Migrosun oraya gittik, iki genci Adnan'ın şefkatine bırakıp Migros'taki geleneksel yazlık alışverişine koyuldum. Markette yumurtalara bakarken kendi kendime "Yahuu deli miyim neyim git şu pazardan has mulis köy yumurtası al, ne bakıyon bunlara!!" şeklinde sitem ettim ve pazarın derinliklerine daldım. Alışverişi sonlandırdıktan sonra kahvaltı faslına geçtik. Yazlık balkonunda, deniz ve süper gökyüzü manzaralı bir kahvaltı kadar insana huzur veren sayılı durumların olduğunu düşünürsek o anki ruh halimizin tavan yaptığını söyleyebilirim. Kahvaltıdan sonra hemen denize aktık, beyler de çok geçmeden yanımıza geldi. Sonra tabi ki deeeee yüz yüz yüz yüz, güneşlen güneşlen güneşlen. =)

Öğle yemeğimiz Çınaraltı Çay Bahçesi'nde Ayvalık tostu oldu =) Bir kaç fotodan sonra yine evimize gittik, az dinlendik. Akşam tekrar meydana indik. Bu sefer gece takılacak yerleri araştırıyorduk, ancak bu uğurda maalesef hata yaptığımızı itiraf ediyorum. Öncelikle Antique Bar'a oturduk. Canlı performansı bir hayli kötü olan vatandaşı zor bela dinlemeye çalıştıktan sonra, çarşıda bir iki tur attık. Zeytin Bar'a girme alternatifini de iyi değerlendiremedikten sonra yanlışlıkla(!) kendimizi türkü barda bulduk !!! Neyse ki yeri güzeldi deniz+ fener manzarası vardı diyip bu konuyu burda kapatıyorum =)

Ertesi gün Ayvalık'ta tekne turuna çıkmayı hedeflemiştik ama biraz tembellikten biraz da haliyle yorgunluktan çok erken bir saatte uyanamadık ve turları kaçırdık. Turlar Akçay'dan kalktığı için oraya gitmiştik ama hiçbirine yetişemeyince bari burda takılalım dedik. Bir çay bahçesine ve önündeki plaja yerleştik. Gençler tavlaya sarmışken ben deniz ve güneşin tadını çıkardım. Herkes Akçayın suyunun soğuk olduğunu söyler, ki gerçekten de öyle. Ama alışma sürecim hiç de zor olmadı =) Denizde top oynama keyfini de uzun bir aradan sonra yaşamış oldum =) Bu arada ben Akçay'da denize en son 3 yaşında girmiştim yaa :) Akşam yemeğimizi mi içeceğimizi mi tam olarak ne desem bilemedim Yörsan'da tattık. Eren 6-7 ayranlık bir tepsi ile yanımıza geldiğinde laktik asit sendromu yaşayacağımızı kolaylıkla öngörebiliyorduk =)

Akşam eve gidip balkondaki sandalyeleri içeri al, bulaşıkları yıka, yok şaltelleri indir derken evden ayrılacak ve bu eve uzun süre girilmeyeceğini düşünecek bir insana uygun hareket ettiğimi düşünüyordum o sırada ama kardeşimin benden bir gün sonra eve ayak basmak isteyeceğini nerden bilebilirdim!!! Gece çarşıda bir çay bahçesinde çiftli okey and theeeen rötarlı gelen yallah turizm otobüsümüzle =) byeeee Altınoluk =) Bir güzel tatil daha böylelikle bitmiş oldu ama bu yaz tekrar gidecem yaw kafama koydum.
Bumerang - Yazarkafe